7 Ocak 2018 Pazar

Jose Saramago - Bilinmeyen Adanın Öyküsü

Merhabalar

Dün oğlumu basketbol kursunda beklerken yanıma taşınması kolay, kısa bir kitap almak istedim. Jose Saramago'nun Bilinmeyen Adanın Öyküsü kitabını da geçenlerde almıştım. Hemen çantama attım.

Kitap yarım saate kalmadan bitti ama anlattığı ve hissettirdikleri çok değerliydi. Öncelikle ismine bakıp alıyorsanız, benim gibi sizde aldanırsınız. Kitapta bu kadar sade bir anlatım ise gerçekten beklemiyordum. Bayıldım. İçindeki çizimlerle desteklenmiş hali ayrıca bir değer katmış.

Kitabın konusuna gelecek olursak; Aslında denizci olmayan bir adamın kraldan tekne istemesiyle başlıyor hikaye. Krala ulaşmakta o kadar kolay değil tabii ki.  Zor zahmet krala ulaştıktan sonra ve kralla aralarında geçen diyaloglardan sonra kral kendisine bir tekne vermeyi kabul ediyor. Kendisi denizci değil ama denizciliği de denizin üstünde öğrenmeye karar veriyor. Bilinmeyen adaları keşfetmek istiyor ama kimse ona inanmıyor. Kral'da zaten kendisine artık bilinmeyen adanın kalmadığını söylüyor. Bundan sonrasını da kitapta okuyun. Zaten kısacık bir hikaye. 

Aslında kitabın ana teması kendimizi keşfetmemiz üzerine kurulu. Adaları keşfetmek aslında bir nevi kendi benliğimize de yola çıkmak anlamında. Bazen kendimize dışarıdan bakmamız gerekiyor. Kendimizi keşfetmemiz. Her şeye ve herkese rağmen yola çıkmamız gerekiyor. Hedeflerimize ulaşmak için, başarmak için kimseye kulak asmamız gerekiyor. Jose Saramago bunu bu kısa hikayesi ile bizlere bir kez daha gösteriyor. 

Bazen çok isteriz bir şeyi. Ama çevremizde o kadar olumsuz söylem, düşünce vardır ki; bunlara kendimizi kaptırmadan, etkisinde kalmadan da edemeyiz değil mi? Ama başarmak için dış seslere kulak tıkamak gerekiyormuş. Bunu bir kez daha görmüş oluyoruz. 

Kitapta yer, mekan, isim yok. Ama kitap bittiğinde akılda kalan soru çok. Oğluma da sınavları bittikten sonra okutmayı düşündüğüm bir kitap. Belki o bile yorumlar bloğunda kendisine göre. Hatta yorumlamalı da. Bakalım o neler hissetti. Bu kısa hikayeyi şiddetle okumanızı öneriyorum ve son bir alıntı ile hoşçakalın diyorum.

"Kim olduğunu bilmiyorsan, kendin olabilmen mümkün değildir"

Tanıtım Bülteninden

Bir adam kralın kapısını çalmış ve ona demiş ki, Bana bir tekne ver.”

"Bilinmeyen adaların kalmadığına inanılan bir dönemde bilinmeyen ada arama cesaretine sahip bir adamla böyle bir cesareti görüp hayatını değiştirebileceğine inanan bir kadının büyük usta Saramago’nun eşsiz anlatısında edebiyat tarihine geçen yolculukları böyle başlar. Emrah İmre’nin Portekizceden çevirisi ve Birol Bayram’ın desenleriyle okurun minör başyapıtlarından olacaktır Bilinmeyen Adanın Öyküsü.



“(...) ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin, (...)”



“Saramago görünüşte sade bir öyküyü basit bir dille ve masum karakterlerle aktarıyor; okurlar, hayalperestler ve âşıklar psikolojik, romantik ve toplumsal altmetinleri fark edecektir.”
Publishers Weekly


Basım Yılı : 2017

Sayfa Sayısı : 64

Kırmızı Kedi Yayınevi

4 yorum :

  1. Öyle güzel anlatmışsınız ki merak ettim. Okunacaklar arasına not ettim. Teşekkür ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben çok beğendim. İnsana farklı bir bakış açısı katıyor. Mutlaka okuyun.

      Sil
  2. Kitabın vermek istediği düşünceleri beğendim. Bunu okuyabilirim elimdekiler bitince. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oku mutlaka ben çok beğendim. Okuyanlarda genel olarak beğeniyor. Oğluma okutacağım :)

      Sil