6 Aralık 2017 Çarşamba

Blog Yazarları Çalıştayıymış. Miş Miş Miş De Muş Muş Muş

Merhabalar

Ortalıkta dönen bir muhabbet var ki, yok efendim blog yazarları çalıştayıymış, gelecek vaad eden bloglarmış (bu arada bu bloglarla herhangi bir derdim yok zaten konunun sizinle de alakası yok) sakız gibi herkesin dilinde dönüp duruyor.

Konuyu bilmeyenler için ufak bir hatırlatma. Geçenlerde bir toplantı yapıldı. Adına blog yazarları çalıştayı denildi. Gelecek vaad eden bloglar seçildi vs.vs.vs. İşin özü geçen sene bu oluşumu ilk duyduğumda içeriğini araştırmadım ama açıkçası bloglarla ilgili cidden bir şeyler yapıldığını düşünmüştüm. Lakin kazın ayağı öyle değilmiş. 

Birkaç kişinin böyle bir oluşuma karar vermesi, sonra birkaç bloğu gelecek vaad eden blog seçmesi ve tüm bloglar adına sanki atomu parçalamışçasına ortalıklarda gezinilmesi açıkçası canımı sıktı. 

Sizin toplanmanıza, kendi aranızda evcilik oynamanıza diyecek sözüm yok. Körler ve sağırlar birbirlerini ağırlamış eyvallah. Ama uzun senelerdir blog yazmak, herkesi (yaklaşık olarak 750.000'den fazla blog olduğu düşünülürse) temsil ediyor havasına bürünmek, bloğuna doğru dürüst yayın bile girmeyen birisinin bunu bu şekilde buraların kralı benim tarzında dolanması da hoş değil. Bloğu açıp, düzenli yazı girmeden, aklına geldikçe yazı girerek bilmem kaç senedir blog yazıyorum demekte bana göre blog yazmak değildir. O zaman herkes bir blog adresi alsın. İlk yayın tarihinde ve arada yayınlar paylaşsın. Sonra ben şu kadar senedir blog yazıyorum desin. Ya bırakın bu işleri. İyi yada kötü herkes kendisine göre bir şeyler inşa eder. Ama bana göre her gün emek vererek yazı giren kişi gerçekten blog yazıyordur. NET.

Kişisel bloglar dışında diğer blogları blog dünyasından saymayan biri zaten nasıl blog okuyor bu da ayrı konu!...  Hadi onu da geçtim blog okumayan birinin gelecek vaad eden blog seçmesi de ayrı bir ironi. Burada şunu da belirteyim; benim öyle bilmem ne bloğu seçilmek gibi bir derdim de yok. Böyle şeylere ayıracak vaktim hiç yok. 



Ben bu bloğu kendim için açtım. Kendim istediğimi yazarım. Kimseye hesap vermem. Birileri beni birinci seçsin, alkışlasın, şakşaklasın diye hiç açmadım.  Ben kendimle yarışırım. Her gün daha iyi yazabilmek, her gün kendime bir şeyler katabilmek, bir nevi dijital günlük tutarak ileride bana ve oğluma bir şeyler bırakabilmek adına yazıyorum. Bunu yaparken okuyucalara faydam dokunuyorsa ne mutlu bana.  Blog dünyasında kazandığım dostluklarda benim artılarım. 

Ve geldik bu yazıyı hazırlamamdaki en önemli konuya. Bir bayana mail yoluyla, kimliğini açıklamadan yapılan hakaretler çok çirkin. Madem bu maili yazmaya cesaretin var, o zaman adam gibi adını da ifşa etmeye cesaretin olsun. Körü körüne birilerini savunma yada güdülme. Gün gelir senin başın yanar, savcılıkla uğraşırsın. Ama diğerlerinin suya sabuna dokunmadan temizlik elinde olur. 

Diyeceğim o ki; herkes haddini bilsin. İşine baksın. Kimse adına da karar vermesin. 

Konuyla ilgili yazan arkadaşların linklerini de aşağıya bırakıyorum. Belki okumak istersiniz.