3 Ekim 2017 Salı

Apartman Sohbetleri 15 Almış Olduğun En Saçma Teklif?

Merhabalar

Apartman Sohbetlerimizle devam ediyoruz. Geldik 15.sıraya.

15- Almış Olduğun En Saçma Teklif?

Eşimle evlenmeden önce fazlasıyla görücüm vardı. (Eşim benim ilk çıktığım ve evlendiğim kişidir. Ben de onun.) Hatta bir günde biri sabah, diğeri akşam olmak üzere iki tane bile görücü kabul ettiğimiz olurdu. Çevre çok olunca kafayı takmış şekilde bana sürekli kısmet bulma derdine girmişlerdi. Eli ayağı düzgün, mesleği olan birisi varsa hemen soluğu bizim evde alırlardı. Hemen hemen her hafta bir görücü mutlaka gelirdi. Her gelende hemen evlilik hayallerini anlatmaya başlar ve beni çok beğendiklerini, hemen söz, nişan vs yapmak istediklerini söylerlerdi. Lakin benim o taraklarda bezim yoktu. Kabul etmişler diye usulen mutfakta bir bir büyük eşliğinde bir kaç dakika sohbet ederdim. Çünkü her gelen bir tanıdık vesilesiyle geldiğinden ayıp olmasın diye el mecbur katlanmak zorundaydım. Ama içlerinden bir tanesi hakikaten tam bir odun mu? desem öküz desem öküze hakaret o derece malın önde gideniydi.

Bu vatandaşların geldiği gün ciddi anlamda hastayım. İşten gelmişim. Dudaklar uçuktan patlamış. Gripten geberiyorum. Gözler uyku diye isyanda. Dinlenmek istiyorum. Ayakta zor duruyorum. Yatmak için hazırlandığım sırada annem görücü geleceğini söylediğinde evde ciddi anlamda bir papaz çıktı. Neyse gelmelerine çok az vakit var. Uzandım biraz. Nasıl olsa sepetlemek derdindeyim ama el mecbur gelecekler artık. Neyse geldiler. Hoş beş muhabbet. Gençler görüşsünler dediler. Mutfağa geçtik. Gitseler diye bir yandan gözlerinin içine bakıyorum. Damat adayı olacak züppe anlatıyor falan. Şöyle işi iyiymiş, böyle kızlar peşinden gezermiş. Ama o hiçbirine yüz vermezmiş. (Bu arada tipi beş para etmiyor ama özgüven tavan) Bende zaten algılar kapalı. Dinlemiyorum bile. Laf arasında dikkatimi çekti. "Salondaki fotoğraf size mi ait ?" dedi. Önce yanlış anladığımı sandım. "Evet" dedim. "Siz o fotoğraftaki kıza hiç benzemiyorsunuz. Ben o fotoğraftaki kızı çok beğendim" dedi. "O zaman size o fotoğrafımı vereyim. Gidin bir zahmet onunla evlenin. Beni de bir daha rahatsız etmeyin. Konuşma bitmiştir" dedim. Mutfaktan bir çıkışı, ailesini apar topar alıp evden bir ayrılışı vardı ki; halen daha aklımdadır. 

Tanıdık hatırı da bir yere kadar canım. İnsanın sınırlarını zorlamanın da anlamı yok ki...

Sizin de böyle anılarınız varsa yorum olarak bırakırsanız sevinirim. 

Hoşçakalın.

1.     Nasıl bir apartmanda büyüdün? Okuyun

2.     Çocukluk eğlencen neydi? Okuyun

3.     Yedi yaş pantolonunu bulsak cebinden ne çıkardı? Okuyun

4.     Çocukluk kahramanın kimdir? Okuyun

5.     Gereksiz bir yeteneğin var mı? Okuyun

6.     Hastası olduğun bakkal ürünü hangisi? Okuyun

7.     En saçma zevkin?  Okuyun

8.     En büyük çılgınlığın? Okuyun

9.     Çocukken en çok korktuğun şey? Okuyun

10.     En sevdiğin ve sevmediğin özelliğin? Okuyun

11.     Karşı cins karşısında en çok utandığın an? Okuyun

12.     En maskulen/feminen yanın nedir? Okuyun

13.     Asla cesaret edemeyeceğin bir şey? Okuyun

14.     En sevdiğin fiziksel acı? Okuyun

15.     Almış olduğun en saçma teklif?

16.     Kendini çok değerli hissettiğin bir an var mı?

17.     Annenden ve babandan ne öğrendin?

18.     Hangisi daha olası; cadı, vampir, kurt adam? Ve tabii ki neden?

19.     Manzarasız müthiş bir daire mi, manzaralı tek odalı bir daire mi?

20.     Hayat sana ne öğretti?
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...