8 Eylül 2017 Cuma

Zeynep Sahra - Ayçöreği

Merhabalar

Zeynep Sahra'nın kitabını yaz tatiline gittiğimde 3 gün içerisinde bitirdim ama kafamı toparlayıp yazısını yazma fırsatını bir türlü bulamadım. Üzerinden daha da uzun zaman geçmeden sizlere kitabı anlatalım.
Bir çift yeşil göze tutulmuştur Sahra. En yakın arkadaşının ağabeyine kendini bildi bileli aşıktır. Ama arkadaşı Erva'nın bile bilmediği bu durumu saklamak çok zordur. Hele ki her defasında Ahmet'e ağabey derken bunu başarmak cidden büyük kabiliyet gerektirmektedir. Ahmet ise Sahra'yı Erva'dan ayırmamıştır. Doğduğundan beri Sahra'yı koruyup kollamış, kol kanat germiştir.

Sahra Çıkmaz'da yaşamaktadır ve Ahmet'in ona sürekli ayçöreği alması nedeniyle ayçöreklerine ayrı bir sevgisi vardır. Hatta Ahmet ayçöreklerini sevdiğinden kendisine ayçöreği kolyesi bile hediye eder.

Günün birinde Sahra üniversiteyi daha doğrusu istediği tıp bölümünü kazandığında artık Çıkmaz'da daha fazla kalamayacağını, yaşayamayacağını anlar ve yurda yerleşmeye karar verir. Aynı zamanda bu Ahmet'ten de bir kaçıştır aslında. Sahra artık kozasından çıkıp kelebek olmaya karar verdiğinde çakma Romeosu ve isimsiz mektuplarını yazan Mutlu Kelebek ile hayatı daha da arap saçına döner.

Mutlu kelebek ile her geçen gün karmakarışık bir hal alan hayatında birde unutmaya çalıştığı Ahmet'in varlığı ile sınanacaktır. Çakma Romeo'su Emir ile işler daha da karışır. Hele ki Ahmet ve Emir'in kitabın sonunda düştükleri durum nedeniyle Sahra'nın içine girdiği çıkmaz daha da zordur.

Zeynep Sahra'nın Ay Çöreği ilk kitabı. Kitap içimizden bir hikaye. Karşılıksız aşkın getirileri ve götürüleri arasında kalan Sahra'yı anlatıyor. Sahra'nın düştüğü durum herkesin başına gelebilecek türden. Fakat sürekli etrafında birilerinin olmasını istemesi, herkesi kaybetmemek adına verdiği mücadele kafa karışıklığından daha ziyade şımarıklıktı. Bir insan aynı anda kaç kişiye aşık olabilir ki? O da olsun, diğeri de kalsın, Ahmet'i unutacağım derken geçen sürede yaptıkları anlamsızdı. Birini unutmak kolay değil elbette. Ama Sahra'nın ki unutmak değil, benmerkezci olmak, dünyanın sadece kendi etrafında döndüğünü sanmaktı. 

Kitabın devamı Elmalı Turta. Kitap öyle bir yerde bitiyor ki; merak etmeden duramıyorsunuz. Bazı yazım ve basım hatalarının dışında göze batan sıkıntılı bir durumu yok. Yazarın kalemini sevdim. Ama Sahra karakterini maalesef sevemedim. Elimde olsaydı bir kaşık su da boğardım. O dere zıttım. Dünyaya açılmaktan çok bencil ve şımarık bir karakterdi. Her ne kadar kendini beğenmiş bir karakter olsa da Emir tek favorimdi. Tek geçerim. Mutlu kelebek başından beri beni rahatsız etti. Devamında neler olduğunu göreceğiz. 

Sheskpeare'in Romeo ve Juliet kitabını okumadım fakat bu kitapta çok iyi araştırılmış bir Romeo ve Juliet okudum. Normalde bu tarz kitaplar açıkçası çok sıkıcı gelir ancak Emir ve Sahra'nın karşılıklı Romeo ve Juliet replikleri ile konuşmaları gayet güzeldi. Hatta içimde Romeo ve Juliet okuma istediği uyandı. Yazarı bu konuda tebrik ediyorum.

Elmalı Turta'da görüşmek üzere.

Kendinize çok iyi bakın. Okumayı ve gülümsemeyi unutmayın.

Hoşçakalın.

Tanıtım Bülteninden

“Bu, ateşe uçmaktan korkan kelebeğin hikâyesi."

Ahmet; Sahra'ya yürümeyi, bisiklete binmeyi, erkek gibi dövüşmeyi öğretmişti. Ama hepsinden önemlisi ona, aşkın can yakıcı yanını tattırmıştı, hem de farkında bile olmadan...

Sahra, Ahmet'e olan karşılıksız aşkının ağırlığına dayanamayıp Çıkmaz'dan uzaklaşırken, boynunda ayçöreği kolyesi, dudaklarında tarçın tadı ve çantasında gizemli mektuplarının sahibi Mutlu Kelebek vardı.

Ancak tüm bunlara rağmen katıldığı okul partisinde trajik bir şekilde hayatına giren şımarık Romeo, bir şeyleri değiştirecekti. Belki de birçok şeyi...

"Yarayla alay eder yaralanmamış olan..."

Basım Yılı : 2016

Sayfa Sayısı : 368

Ren Kitap
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...